Dijital sektör olarak şanssızlığımız, şu an ekonominin sadece binde 8’ini (McKinsey 2012) oluşturuyoruz. Ne kadar, rekabet avantajı dijitalde, gelecekte zenginlik dijitalle yaratılacak desek te, tüm ekonomi resminin sadece çok küçük bir parçasıyız ve kolayca gözden kaçabiliyoruz.
Bugünlerde ekonominin bir gündem maddesi de yeni teşvik yasası. Bu konuda detaylı araştırmaları ve yorumları farklı kaynaklardan okuyabilirsiniz. İşin makroekonomik ve politik yönüyle değerlendirmeyeceğim. Bence teşvik yasası dediğimiz şey, pazarlamadaki fiyat farklılaştırması dediğimiz şeyle çok benzer. Nasıl ki, gelirlerimizi maksimize etmek için farklı segmentlere farklı fiyat/paket uygulayabiliyoruz, devlet de benzer bir yaklaşımla vergi gelirlerini maksimize etmek için benzer teşvik paketleri uygulayabilir. Pazarlama sektörü olarak, doğru fiyat konusunda çok yol katettik, yepyeni yöntemler geliştirdik. Bence, devletin ilk işi, buradaki iyi uygulamaları almak olmalı. İlk olarak bu perspektifle bakarak “Dijital sektör, devlete nasıl yardımcı olabilir?” konusundaki önerilerimi paylaşmak istiyorum.
- Amazon, Tesco vb. gibi tüketici ürünleri markaları, doğru fiyat’ı bulabilmek ve fiyat farklılaştırması yapabilmek için terabaytlık veriler tutuyor, analizler yapıyor ve müşteri segmentlerine göre doğru fiyat modellerini geliştiriyor. Bu markalardan, yüzlerce kat daha büyük bir kurum olan devlet de, “big data / price engineering” konularına yatırım yapmalı. Böylece, anlık, kişisel veya yerel kampanya (teşvik, vergi avantajı vb.) geliştirme potansiyeline sahip olur. Devlet için milyarlarca dolarlık ek gelir imkanı yaratabilir.
- Pazarlama dünyasında, bizim için her müşteri aynı değerde değil. Değerli müşterilerimizi korumak en önemli öncelik. Kişiye özel fiyatlama ve kişiye özel teklifler çıkabiliyoruz. Benzer bir teşvik mekanizmasını devletin de şirketlere periodik olarak uyguladığını düşünün. Mesela, sabah bana mail gönderiyor, diyor ki, “Bu yıl kurumlar vergini %50 üzeri arttır, sana %10 para iadesi yapayım.”. Farklı şirketlerin farklı hedefleri olur, şirketler bu hedefleri geçtikçe, para iadesi alacakları için şirketleri büyümeye daha fazla teşvik edebilirler.
Facebook şu anda #FMC etkinliğiyle pazarlama dünyası için getirdiği yenilikleri açıklıyor. Yakında gerçekleşecek Facebook’un halka arzı öncesi son büyük etkinlikti. Bu yüzden herkes tarafından merakla bekleniyordu. Facebook sayfalarının timeline’a geçmesi, yeni premium reklam çeşitleri, mobil reklamlar, reklamlardan hikayelere geçiş gibi satır başları bulunuyor. Bu yenilikleri zaten haber sitelerinde takip edebilirsiniz. Bu konudaki izlenimlerimi sıcağı sıcağına paylaşmak istedim.

Bence heyecan verici bir yenilik gelmedi Facebook’tan (şimdiye kadar). Zite, pinterest satın alması/klonu bende heyecan yaratabilirdi. Ads api’nin yeni uygulamaları heyecanlı olabilirdi, insanların yazdıkları yazılara göre reklam gösterimi heyecan yaratabilirdi…
Icon magazine ilginç bir proje yürütüyor. Icon magazine, tasarımcılara “Hergün kullandığımız sıradan şeylere, biraz anlam katsak nasıl olurdu?” diye soruyor.

Bu seferde, onlarca yıldır hep aynı bilgileri içeren mağaza fişleri konu alınmış. (İtiraf edeyim, aldığım mağaza fişlerine hiç bakmam.) Berg London’ın tasarımında, mağaza fişinin içine, ürünün popülerliğini, ürünün hangi ürünlerle beraber iyi gittiğini veya ürünün kalorisi gibi datalar, yalın şekilde aktarılmış.
Menülerde, ilaçların kullanım klavuzunda, duvarlarda, ambalajlarda vb. benzer yenilikleri uygulamak mümkün.
ipucu: Kişisel cv’nizi veya cv yapısı korunarak başka şeylerin kolayca infografiğini çıkarmak için http://cvgram.me/adresinden faydalanabilirsiniz.
Mobil pazarlama üzerine Space150 ekibinin çok güzel bir sunumu. En kapsamlı sunumlardan. Gelecek üzerine çok güzel örnekler var.
Mobile Trends - June 2011 - Trending The Future View more presentations from space150